Erhan BAYDAR


AݐRI`NIN AݐRILARI ÇOK AMA TEDAVݝ EDENݝ YOK..


CNBC-e Business Dergisi, 81 il’i 34 kritere göre değerlendirip, “En Yaşanabilir iller” listesini yayınladı. Listenin ilk sırasında Ankara “en yaşanabilir il” oldu, Ağrı ise sonuncu sıra ile “En yaşanamaz!.” il sırasında yerini aldı..


Derginin genel değerlendirmesinde yaşanabilirlik sıralamasında “istanbul, Antalya ve izmir basamakları beşer onar tırmanırken, başta Kırklareli, Karaman, Kayseri ve Gümüşhane olmak üzere pek çok şehir ön sıralarda yer alıyor. Yine aynı değerlendirmede, geçen yılın en kötü durumundaki 10 il, listenin son sıralarını paylaşmaya devam ediyor.


Son sırada yer alan Ağrı ise bu değerlendirmede, Eğitim altyapısı en kötü, Ekonomi parametresi bakımından son sıralarda, Üniversite mezunu oranının da en düşük olduğu il. Her 47 yetişkinden ancak biri üniversite bitirebilmiş, okur-yazar oranı en düşük il de Ağrı. Değerlendirmede Ağrı’nın öne çıkan özelliği ise, “işsizlik oranının düşüklüğü ve ucuzluk” olarak gösterilmiş.


Aslında “işsizlik oranının düşüklüğü” bölümü ise, çalışabilecek iş gücünün il dışında ve metropollerde çalışıyor olması olarak gösterilebilir..


Bu sonuçlara göre yıllarca ihmal edilmiş Ağrı’da elbette ki bazı yatırımlar yapılmaktadır. Bu konuyu karamsar bir tablo içinde değerlendirmiyoruz ama, bu yatırımlar görüldüğü gibi iller arasındaki hizmet farkını kapatmaya yetmemektedir. “Delik büyük, yama küçük” misali uzun yılların birikmiş sorunlarını çözmek kolay değil.. Ama zor da değil.. Açığı kapatmak için Ağrı gibi il’lerde eğitim, işsizlik, altyapı, ulaşım gibi öncelikli sorunları masaya yatırıp, bir arada değerlendirerek ortak çalışma yapmak gerekir.


Hükümetlerin pilot bölgeler adı altında bazı il’ler için geliştirdiği projeler vardır. Bu proje ve destekler devreye sokulup, ciddi çalışmalar yapılıp, uzun vadeye yönelik büyük yatırımlar yapıldığında aradaki açık kapatılabilir.. Aksi halde kısa vadeli sınırlı yatırımlar hiçbir zaman bu açığı kapatmaya yetmeyecektir.


Devamlı vurgulanan işadamlarının yapacağı yatırımlar ise çok sınırlı.. Konu edildiğinde ve tartışılan platformlarda gerek Ağrı’lı ve gerekse yabancı işadamları süslü sözlerle hayali vaadlerde bulunabilirler. iş icraata geldiğinde hiç birini bulamazsınız. Tabi ciddi iş adamlarının en önemli ve haklı gerekçesi ise, teşvik yasalarının bölge için yetersiz olmasıdır.. Bürokrasinin kamu yatırımlarında olduğu gibi, özel sektör yatırımlarında da ağır aksak davranarak, işadamının önünü açmak yerine engeller göstermesi de yatırım yapacaklar açısından çok önemli yer tutmaktadır. Ayrıca değerlendirmelerde Ağrı’da alt yapının yok denecek kadar eksik olması, yatırım yapacakları ve yapmış olanları bir hayli düşündürmektedir.


Bu bakımdan Kuruluşlarca yapılan anketler ve değerlendirmeler hem bilgi amaçlı hem de yatırım öncelikleri açısından çok önemlidir. Kalkınma ve yatırım programları bu verilerle daha sağlıklı yapıldığı gibi, öncelik açısından da belirleyici olmaktadır.


Kısacası Ağrı’nın ağrıları çok fazla.. Ağrı “Yaşanabilir” il olmak için teşhis koyabilecek, en önemlisi tedavi edebilecek gönüllü uzmanlar arıyor..


Temennimiz, yapılan anket ve değerlendirmeler ile gündeme getirilen mevcut sorunlar, ilgililerin savunma refleksi ve karşı tezi ile yok sayılmaz, vicdanlarda iz bırakır, Ağrı’yı bir yıl sonra aynı yerde değil, uzun vadeli yatırımlara adım atmış olarak görürüz… Yoksa “kaderimiz!.” demeye devam eder, daha uzun yıllar bu tablo ile yaşamaya mahkum oluruz..