Cumhurbaşkanı Erdoğan Iğdır’da “Efsaneler diyarı Ağrı Dağı'nı yeterince değerlendiremedik"


Bu haber 2017-12-02 17:44:01'te eklenmiştir

IĞDIR (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kandan beslenen bu FETÖ'cü terör örgütünün o gece yaptıklarını biz görmeyecek miyiz? Görmezlikten mi geleceğiz? Onların hesabını sormayacak mıyız? O şehitlerimizin, gazilerimizin hesabını sormayacak mıyız? Sonuna kadar soracağız, hiç bunun geri dönüşü olamaz. Silah, ölüm, acı, kan, baskı, tehdit üzerinden kurulan oyunların hepsi çöküyor." dedi.

Erdoğan, Kazım Karabekir Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Iğdır 6. Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasında, son 15 yılda Iğdır'a 102 milyon lirası hayvancılık olmak üzere, toplam 213 milyon lira tutarında tarımsal destek verdiklerini söyledi.

Hayvancılıkta yeni bir dönemi başlattıklarını, Iğdır'ın, mera yetiştirici bölgesi olacağını dile getiren Erdoğan, meraların hayvancılığa açılacağını belirtti.

Erdoğan, 50 büyükbaş veya üzeri her büyükbaş hayvan için 250 lira teşvik verdiklerini, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının bunu bizzat uygulayacağını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programlı aşıları yapılan 4 aylık her buzağı için 750 lira destek verileceğini, yeni yapılacak veya modernize edilecek ahır ve ağılların inşaatına da yüzde 50 hibe sağlanacağını bildirdi.

Tarım ve hayvancılık yanında özellikle "bacasız fabrika" olan turizmi de ihmal etmediklerini belirten Erdoğan, "Iğdır, uzun yıllar bırakın diğer imkanları, şu yanımızdaki efsaneler diyarı Ağrı Dağı'nı dahi yeterince değerlendiremedi. Başka ülkede olsa milyonlarca insanı abat edecek bu hazineden hakkıyla istifade edemedik." değerlendirmesinde bulundu.

Terör ve güvenlik sorunlarının hem altyapı yatırımlarını zorlaştırdığını hem de insanları Iğdır'dan uzak tuttuğunu ifade eden Erdoğan, yalnızca Iğdır'daki değil ülkenin diğer şehirlerindeki turizm güzelliklerinin, vatandaşların ve yabancı misafirlerin istifadesine sunulduğunu söyledi.

- "Gel, Iğdır'ı ihmal etme"

Iğdır'ın şöhretinin, yayla turizmi, çim kayağı, yamaç paraşütü ve atlı sporlar gibi doğa sporlarında giderek arttığına işaret eden Erdoğan, başta Azerbaycan ve İran'dan olmak üzere bölgedeki turistlerin Iğdır'ın doğal güzelliklerini, ören yerlerini görmeye geldiğini belirtti.

Turizme ilgi duyan iş adamlarına çağrıda bulunarak, "Gel, Iğdır'ı ihmal etme. Bak sonra pişman olursun. Gel, Iğdır'da otelini yap, pişman olma." diyen Erdoğan, "Burada para basarsın. Geçtiğimiz yıl turist sayısı 30 bini buldu. İnşallah terör sorunu kökten çözüme kavuştukça Iğdır'ın dağları, ovaları daha da şenlenecek. On yıllardır bu ülkenin genç fidanlarını solduran terör belasını susturmak, akan gözyaşlarını dindirmek için tüm samimiyetimizle nasıl çırpındığımızı sizler de çok iyi biliyorsunuz. Bir hafta içinde 100 teröristi etkisiz hale getirdik. Durmak yok, milletimin huzurunu tehdit eden kim olursa olsun üzerine üzerine gideceğiz." ifadelerini kullandı.

- "Hesabını sonuna kadar soracağız"

Terör sorununu çözmek için ne tür tehlikeleri göze aldıklarının vatandaşlar tarafından gayet iyi bilindiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şehitlerimiz var, eyvallah. 15 Temmuz gecesinde biliyorsunuz 251 şehidimiz, 2 bin 193 gazimiz oldu ama biz şuna iman etmişiz; 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz.' 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz.' derken o gece, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin önüne gelenlerden biri telefonla kuzeniyle konuşuyor. Diyor ki 'Kuzenim, bak, telefonla görüşüyoruz. Görüşmek var, görüşmemek var. Belki bu görüşmemden sonra şehadet var.' Çünkü F16'lar, helikopterler bombaları yağdırıyor. Bizim bu gencimiz o gece Külliyenin orada şehit oluyor. Çok daha enteresan şimdi onun kardeşini, bunlar ikizdi, korumam olarak ben de yanıma aldım. Benim yanımda. Kandan beslenen bu Feto'cu terör örgütünün o gece yaptıklarını biz görmeyecek miyiz? Görmemezlikten mi geleceğiz? Onların hesabını sormayacak mıyız? O şehitlerimizin, gazilerimizin hesabını sormayacak mıyız? Sonuna kadar soracağız. Hiç bunun geri dönüşü olamaz."

- "Operasyonlarımızı kararlılıkla devam ettireceğiz"

Erdoğan, silah, ölüm, acı, kan, baskı ve tehdit üzerinden kurulan oyunların tamamının çöktüğüne işaret ederek, "Bölücü terör örgütü de yaz kış demeden aralıksız sürdürdüğümüz operasyonlar neticesinde tarihinin en büyük hezimetini yaşıyor. Gerek yurt içi gerekse ülkemizin sınırları dışında operasyonlarımızı kararlılıkla devam ettireceğiz. Son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemiz sürecektir." dedi.

Türkiye'yi terör, kan ve gözyaşıyla terbiye edeceklerini zannedenlerin asla başarılı olamayacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizi, üzerimize saldıkları katil sürüleri aracılığıyla esir alabileceklerini düşünenler, onlar hüsrana uğradılar ve uğratıyoruz. Milletimiz ne bağımsızlığından ne kardeşliğinden ne de hedeflerinden vazgeçmeyecektir. Hemen yanıbaşımızdaki teröristleri binlerce tır dolusu silah ve mühimmata boğanlar, daha önce başka ülkelerde olduğu gibi o silahlar sahiplerine döndüğü zaman ne kadar büyük bir yanlış yaptıklarını anlayacaktır. Şu anda canilere verdikleri silahların Türkleri, Türkmenleri, Kürtleri, Arapları, Sünnileri, Azerileri katletmesinden herhangi bir sıkıntı duymuyorlar. İslam dünyasının en güzel şehirlerinin enkaza dönmesinden belki memnun bile oluyorlardır ama tarih, evdeki hesabın çarşıya uymadığının nice örnekleriyle doludur. Son pişmanlık fayda etmez."

- "Tarih, ibret alınmadığı için tekerrür eder"

İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy'un, "Tarih, ibret alınmadığı için tekerrür eder." sözüne atıfta bulunan Erdoğan, "Tarihin, bölgede taşeronları eliyle işledikleri cinayetleri, faillerinin yanında katillerin sırtını sıvazlayanları utanç denizinde boğacağını" söyledi.

Iğdırlıların, kendisinin de çok beğendiği "Doğru söz bayramlıktır, yalan söz viranlıktır." deyimini anımsatan Erdoğan, yalanla hakikat arasındaki farkı bu derece güzel anlatan pek az deyim bulunduğunu söyledi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Özellikle ana muhalefet partisine, biliyorsunuz yeni 'adı ana hıyanet partisi' ve başındaki zata baktığımızda bu sözün kıymetini çok daha iyi anlıyoruz. Maalesef yalanı su gibi tüketen, sabah akşam iftira atmayı siyaset zanneden Feto'nun kara propaganda merkezine dönüşmüş bir ana hıyanet partisiyle karşı karşıyayız. Bu partinin başındaki zat kifayetsizliğini gizlemek, siyaseten tükenmişliğini perdelemek için her gün yeni bir yalan ortaya atıyor. Biliyorsunuz ya parti kurultayları veya seçimler öncesinde böyle çıkar, eline birilerinin tutuşturduğu kağıtları alır, çeşitli iddialarda bulunur. Biz de her seferinde bunun iddialarının doğru olmadığını ispat ederiz.

Artık biz de mahkemelerde bunun yalanlarıyla uğraşmaktan bıktık, usandık. Geçen yine birilerine iftira atmış, hakaret etmiş, mahkeme de bunu 10 bin lira tazminat cezasına çarptırmış. Beyefendi tazminatı çok bulmuş. Gitmiş, cezanın indirilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurmuş. Hakaretlerine, yalanlarına ve iftiralarına son vermek yerine mahkeme kapılarında üç beş kuruş indirim almak peşinde koşuyor. Burada da güzel bir laf var, ne güzel demiş bizim büyüklerimiz, 'Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin.' Bununki de tam böyle."

 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer AĞRI haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Narinkale Gazetesi
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi